İnönü'nün 1. Olağanüstü Kurultay konuşması

26 Aralık 1938
CHP 1. Olağanüstü Kurultayı, Atatürk'ün vefatından sonra 26 Aralık 1938'de toplandı. Bu Kurultay'da Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, "değişmez genel başkanlığa" seçildi. Kurultay ayrıca, Atatürk'ü "Ebedi Şef" ilan ederken, İnönü'ye de "Milli Şef" unvanını verdi. 

İnönü'nün 1. Olağanüstü Kurultay  konuşması şöyle:


26/ XII/1938 tarihinde Üsnomal Büyük Kurultayda Genel
Başkan İnönü tarafından söylenen nutuk

Büyük Kurultayın Sayın Üyeleri;

Büyük Partimizin esas bünyesinde bugün aldığınız kalbi ve nizami kararla, beni değişmez Genel Başkan seçtiniz. Yüksek teveccühünüzün ve samimi itimadanızın ifadesi olarak aldığım bu karardan dolayı sizlere teşekkür ederim. Bu anda, omuzlarımda bulunan Genel Başkanlık vazifesini; Partinin, büyük milletimizin hayrından ve hizmetinden başka gayesi olmayan, maksadıma uygun bir surette ifa etmek için, bütün varlığımı sarfedeceğim (Alkışlar). Sizlerden ve Partinin bütün azasından birlik, beraberlik, yardım beklerim.

Aziz arkadaşlarım; Büyük Kurultay; kurtuluş mücadelesinin en evvel işlemeye başlayan, içerden ve dışardan her türlü insafsız hücumlara milletimizin maruz kaldığı günlerde onun iradesini ilan etmek üzere meydana atılan, en eski teşkilatımızdır. Bence ebedi Şefimiz Atatürk’ün, kendisine kadar ve kendisinden sonra, burada ve diğer memleketlerde yapılan milli mücadelelerden en kıymetli farikasını, bu kurultay ve onun manası teşkil etmektedir (Bravo sesleri). Atatürk; kurtuluş mücadelesini, siyasi ve askeri sahnelerde, evvela Kurultayda, sonra Büyük Millet Meclisi içinde idare etti. Sulh ve harbin siyasetini inkıtasız bir Millet Meclisi ile idare edebilmek zihniyetini ve kudretini, bugün dahi çok memleketlerde göremiyoruz (Bravo sesleri). Atatürk, Kurultayları yalnız millet hayatının lüzumlu bir makanizması olarak takdir etmekle kalmazdı, onu samimi ve derin bir sevgi ile de severdi. Büyük Kurultayın duygusunu söylediğime emin olarak, bütün gelecek Kurultaylar adına da Atatürk’e karsı hiç bir zaman solmayacak olan sevgi ve tazim hislerimizi ifade etmekle şeref duyarım (Alkışlar).

Arkadaşlar; Kurultayımızın bu üsnomal toplantısı, senelik Parti toplantılarından sonra vuku bulduğuna dikkati celp etmek isterim. Her biriniz köylerden başlayarak vilayetlere kadar milletimizin şikayetlerini ve dileklerini dinlemiş bulunuyorsunuz. Büyük Meclisin ve Cümhuriyet hükümetinin faaliyetlerine başlıca temel, halkımızın şikayetlerine ve dileklerine vefa etmek olduğu düşünülürse (Bravo sesleri) Parti teşkilatımızın senelik çalışmalarının, milletin idaresinde ne kadar verimli bir kolaylık olduğu göze çarpar. Şikayet ve dileğin, bir defada ve bir lahzada tatmin edilmesi, şimdiye kadar hiç bir millete nasip olmadı ve nasip olmayacaktır. Ancak şikayet ve dilekle hülasa olunan milletin ameli arzusu, hiç bir teşkilatta, bizim Partimizin sinesinde olduğu kadar, esas tutulmamıştır. Hepimizin en kıymetli alakamız, milletin en ehemmiyetsiz zannolunacak şikayetine kadar vukuf sahibi olmak ve milletin en pahalı ve en güç sayılacak dileklerine kadar tedbir bulmaya çalışmaktır. Kanunlarla ve Büyük Millet Meclisinin emanetlerile vazife almış olan memurlar, vekiller, hepimiz, millet hizmetinde şeref bulan vatandaşlar olarak, onun ihtiyaçlarına yetişmek hislerile meşbuuz (Alkışlar, bravo sesleri). Büyük, küçük bütün vazifelerin, iyi ve temiz ifa olunması, emellerimizin başındadır. Parti toplantılarının temiz ve pürüzsüz çalışmasının sonunda, bu sözlerimde arzu ettiğiniz manayı bularak, muhitlerinize döneceğinizi, ümit ediyorum.

Aziz arkadaşlar;

Partimizin, karşısında bulunduğu vazifeler vardır. Vazifelerin, bundan sonra, ehemmiyetleri azalmış değil, daha ziyade artmıştır. Sağlam bünyeli, yüksek istdiatlı, asil bir milletin siyasi hayatına, istikamet vermek iddiasındayız. Geçmiş tarihin fırtınaları içinde geç ve eksik kalmış taraflarımızı, sür’atle tamamlamak ve ilerletmek vazifesindeyiz (Alkışlar). Milletlerin geçimsiz ve birbirine emniyetsiz bulundukları bir zamandayız. Milletlerin bir aile efradı gibi, birbirinin dertlerini anlayarak, bu küçük kürenin kucağında kardeşçe yaşayabilmeleri aziz emelimizdir. Fakat arkadaşlar, milletlerin birbiri ile iyi geçinebilmelerini, yalnız bizim arzumuz temin edemez. Hatta bizim, milletler arasında kopacak muhtemel bir fırtınadan uzakta bulunmamız bile, yalnız bizim tedbirimiz ve kat’i arzumuzla temin edilmeyebilir. Demekki, kaybedilmiş zamanları telafi etmeyi ve milletimizi sür’atle ilerletip yükseltmeyi, türlü sekteler ve manialara maruz kalmak ihtimalleri içinde, başarmaya mecburuz (Alkışlar). Partinin bütün azası, çalışkan bir vatanperver olduğu kadar milletin beraberliğini candan seven ve millet kuvvetlerinin hiç bir sebeple dağılmamasına dikkat eden bir vatanperver gibi davranmaya mecburdur. Cümhuriyet Halk Partisinin, bütün vatandaşları kendisinin muhabbet ve hizmet muhitinde toplamaya çalışan zihniyetini, ifade etmiş oluyorum. Şimdi, size bu zihniyetin, milletin bünyesinde kök salmış olduğunu da göstereceğim. Atatürk gibi her tarihin ve her devrin büyük bir kudreti, siyaset sahnesinden maddeten çekildikten sonra da, bütün dünyanın hayret ve takdiri karşısında sabit oldu ki, bu aziz memleketin hiç bir köşesinde ve bu büyük milletin hiç bir ocağında, Cumhuriyet aşkından başka bir hava esmemiştir. (Sürekli alkışlar). 15 senelik türlü müşkülat içinde bir hayattan sonra, Cümhuriyet rejiminin verdiği bu imtihan; onun, zannedildiğinden çok daha sağlam ve derin kökte, sarsılmaz .bünyede olduğunu, bütün dünyaya isbat etmiştir (Alkışlar). Siz ve hepimiz, büyük acı içinde, bu bahtiyar müşahedeyi yapabildiğimizden dolayı, yürekler dolusu iftihar edebiliriz.

Sayın arkadaşlar: Partimiz; millet menfaatinde, küçük hislerin üstüne çıkabilen bütün vatandaşları tatmin edecek en sağlam prensipleri, en az teferruatla tesbit edebilmiştir. Türkiyenin yenileşmesi ve yükselmesi gibi hiç olmazsa, iki yüz senedenberi devam eden mücadele, bizim rejimimizde ve prensiplerimizde, en sade ve ameli ifadesini bulmuştur. Mutlak olarak zikredilen hiç bir siyasi prensip; ifratı ve tefriti, ve türlü. şekilde yanlış tatbikı öne sürülerek, tenkit edilmekten kurtulamaz. Partimizin hüviyetini tarif eden altı prensibimiz de, fena ellerde ve yanlış tatbikat ile eksik gösterilebilir. Fakat bu gayretler yersiz ve beyhudedir. Tam ölçüsü verilmediği halde faydasını muhafaza edebilecek, hiç bir ilaç yoktur. Şimdiye kadar isbat ettik ki prensiplerimizi esas olarak daima iyi ellerde .bulundurmaya ve tedbirleri, zamanı geldiği vakit cesaretle, fakat daima tedbir ‘ve basiretle tatbik etmeye çalıştık (Alkışlar). Geçmiş zamanın muhasebesi, son zamanlarda, hiç bir milletin siyasi partisine nasip olmamış kadar müsbet ve verimlidir. Gelecekte de, cesaretle basiretin, bize, ayni müsbet neticeleri vadetmekte olduğuna, kat’i olarak kaniiz. Anlayışımızda ve icraatımızdaki ana hatlarda zaaf göstermek şöyle dursun, milletin daima ilerleyen ve yükselen taze ve canlı anlayışı ile, vatanımıza, daha geniş feyizler temin edeceğimize katiyyen güveniyoruz (Alkışlar).

Aziz arkadaşlarım! Milletimizin en dar muhitlerine ve en küçük ihtiyaçlarına kadar sorulup çare bulmaya çalışmak, önümüzdeki senelerin çalışmalarında yeni bir farika olacaktır. Halk çocuğu vatandaşlar tarafından, halk içinde geçirilen bu çalışma hayatının, devlet otoritesini en sağlam bir surette koruyarak, halk idaresinin feyizlerini, en geniş bir surette temin edeceğine inanıyoruz (Alkışlar). Hiç bir koruyucu tedbir, insan vücudunu hasta olmaktan kurtaramadığı gibi, hiç bir milletin bünyesi de, en iyi tedbirler içinde, marazi arızalar göstermekten kurtarılamaz. Fakat, vatandaşlarım emin olsunlar ki, uyanık, dikkatli ve vazife hissini beşeri her duygunun üstünde tutan vazife sahipleri olarak, millet idaresinde lüzumlu görülecek tedbirleri, zamanında ve kararında almakta asla tereddüt etmeyeceğiz (Sürekli alkışlar). Vatandaşlarımızın, Büyük Millet Meclisi etrafında ve sade bir vatandaş olmakla hayatının bütün gururunu dolduran Reisicümhur etrafında tesanüdü o derecededir ki, icap ederse, bütün Türk Milletini, varı ile ve canı ile bir hudut üzerinde, şimdiye kadar bu millet tarihinde görülmemiş sür’at ve hevesle, toplayabileceğimizden asla şüphe etmiyorum (Bravo sesleri, şiddetli ve sürekli alkışlar).

Aziz arkadaşlarım! Vatandaşlarda ve teşkilatı esasiyenin tarif ettiği vatandaşlarda, bu vatanın daimi sahip ve sakinleri sıfatile, emniyet içinde yaşamak huzuru kalbi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve Cümhuriyet hükümetinin samimihedefidir. Hiç bir milletin kendisine uygun gördüğü bir tedbir, bizim memleketimizde taklit olunamaz. Hiç bir vatandaş, kanunların kendisine temin ettiği nimetlerden mahrum edilemez (Alkışlar). huzur içinde, müşterek vatanın yükselmesine çalışmak sahası, bütün vatandaşlar için açıktır. Bu memlekette, bütün kuvvetleri özünde toplamış olan tek kudretli varlık, Türkiye Büyük Millet Meclisidir (Bravo sesleri, alkışlar). Onun tedbirlerile, teşkilatı esasiyesi ve kanunlarile, hepimiz üzerine teveccüh eden mükellefiyetler ve vazifeler, diğer bütün vazife ve mükellefiyetlerimizin üstünü ve nazımıdır.

Aziz arkadaşlarım;

Sizi muhabbetle selamlarım. Sizi gönderen teşkilat arkadaşlarımıza ve içinde yaşadığınız millet ve memleket yuvalarına Genel Başkanınızın sevgi ve saygılarını beraber götürmenizi isterim. (Başımız üstüne sesleri, şiddetli ve sürekli alkışlar).


Kaynak www.chp.org.tr